KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP


08.07.2019 günü itibariyle Sabah Gazetesi ve A Haber internet siteleri kaynaklı olarak servis edilen “Adnan Oktar’ın Kara Para Aklama Üssü A9” başlıklı habere karşı cevap hakkımızı kullanmak istiyoruz.

Haber içeriğindeki gerçek dışı iddialara karşı cevaplarımızı sunmadan önce belirtmemiz gereken çok önemli iki husus bulunmaktadır;

1. Sayın Adnan Oktar ve arkadaşları hakkında devam eden soruşturma Sayın Savcılığın talebi ve İstanbul 7. S.C.Hâkimliği’nin 2018/3756 d.iş sayılı kararı ile “gizli” olarak yürütülmektedir. Ancak 11 Temmuz 2018 tarihli polis operasyonundan bu yana, dosyadaki gizlilik kararı, camiamıza husumetli bazı odaklar tarafından kasıtlı olarak ihlal edilmekte ve ne yazık ki bu yöndeki suistimallere de göz yumulmaktadır. İşte, Sabah ve A Haber internet siteleri tarafından yapılan haberler de, bu suistimalin ve hukuksuzluğun çok açık ve somut bir örneğidir.

Adı geçen haber sitelerinin, yaklaşık 3 yıldır gizlilik esasıyla yürütülen bir dosyadaki, henüz savunma müdafilerinin dahi görmediği gizli bir MASAK raporuna nasıl ulaşabildikleri tam bir muammadır. Dosyanın taraflarının ve müdafilerinin ısrarlı taleplerine rağmen kendilerine gösterilmeyen bir raporun, dosyayla uzak yakın ilgisi olmayan bir haber muhabiri tarafından ele geçirilmesi ve tüm basın, etik ve ahlak kurallarının çiğnenmesi suretiyle “soruşturmanın gizliliğini ihlal” suçuna vücut veren bir hukuksuzlukla yayınlanması son derece yanlıştır.

2. Haber içeriğinde kullanılan dil, seçilen kelimeler ve haberin geneline yaygın olan üslup tamamen Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarının masumiyet karinelerini ve en temel kişilik haklarını ihlal eder niteliktedir. Adı geçen haber siteleri, kaynağı belli dahi olmayan bir rapor üzerinden adeta kendi mahkemesini kurmuş, kendi yargılamasını yapmış ve kendi nihai hükmünü vermişçesine bir haber yayınlamışlardır. Ancak ne basın kanunumuz, ne ceza kanunlarımız ve Anayasamız, ne de ahlaki değerlerimiz bir basın kuruluşuna bu denli sorumsuzca davranma hakkını vermemektedir. Anayasamız m.38/4 kapsamında güvence altına alınan masumiyet karinesinin ve diğer tüm kişilik ve savunma haklarının bu kadar rahat bir şekilde çiğnenebiliyor olması, basına ve adalete olan inancın azalmasına hizmet etmekten öteye gitmez. Basın ahlakının ve güvenilirliğinin sıkça tartışılmaya başlandığı şu günlerde böylesi bir habercilik anlayışının ısrarla sürdürülmesi ülkemizin itibarını ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan yeni reform hareketlerini açıkça hedef almaktadır.

Tüm bu nedenlerden ötürü asli görevleri “hukuk çerçevesinde kalarak tarafsız ve objektif bir şekilde kamuoyunu aydınlatmak” olan basın kuruluşlarımıza bu sorumluluklarını böylece tekrar hatırlattıktan sonra haber içeriğindeki gerçek dışı iddialara karşı cevaplarımızı sunmaya geçiyoruz.

Haber içeriğinde yer alan iddiaların hiçbirisi doğru değildir. Az önce de söylediğimiz gibi dosyadaki gizlilik nedeniyle habere konu edilen MASAK raporunu henüz görebilmiş değiliz. Ancak kendimizden emin bir şekilde ve çok büyük bir rahatlıkla söyleyebiliriz ki; ne A9 TV’nin ne de arkadaşlarımıza ait diğer şirketlerin hiçbirisinde en ufak bir hukuka aykırılık yoktur. Kaldı ki haberdeki iddiaların tamamen çarpıtma bilgilere dayalı olduğu daha ilk bakışta rahatlıkla anlaşılmaktadır. Haber içeriğinde bariz mantık hataları yer almaktadır. Şöyle ki;

Söz konusu haberde güya A9 TV’nin yasadışı para akladığı iddialarına dayanak olarak, şirket hesaplarına güya kimin yatırdığı belli olmadığı iddia edilen paralar gösterilmiştir. İddianın devamından ise bu paraların miktarının 2bin, 5bin, 500 lira gibi küçük meblağlar olduğu söylenmiştir.

Öncelikle günümüzde herhangi bir hesaba değil 500 lira, 5 lira dahi yatırırken mutlaka ad soyad, TC kimlik numarası ve telefon numarası gibi kişisel bilgiler kullanılmaktadır. İster banka gişelerinden isterse bankamatikten yatırılsın mutlaka bu bilgilerin sisteme girilmesi gerekmektedir. Bu işlemlerin sonucunda göndericiye bir dekont verilir. Ayrıca ilgili bankada ilgili hesap hareketleri tüm detayları ile birlikte muhafaza edilir. Bu çok temel bir uygulamadır ve tahmin ediyoruz ki bu uygulamadan haberi olmayan bir Türk vatandaşı yoktur.

Ancak bu herkesçe bilinen basit gerçek bile tamamen çarpık bir üslupla sunularak sanki ortada bir suç varmış algısı oluşturulmak istenmiştir. Çünkü, A9 TV hesabına bu paraları gönderen kişiler bellidir, hiçbir şekilde gizli saklı bir durum yoktur, tüm bu kişilerin bilgileri ilgili banka kayıtlarında, şirketin muhasebe kayıtlarında ve daha da önemlisi MASAK raporunda bulunmaktadır. Bu meblağları yatıran herkes şirket ile bağı olan kişilerdir ve yapılan ödeme dekontlarının “açıklama” kısmında bu paraların yatırılma nedenleri yazmaktadır. Kısaca ortada yasadışı hiçbir durum yoktur.

Kaldı ki A9 TV ticari bir kurumdur, dolayısıyla yaptığı ticari faaliyet gereği çeşitli kişi ya da kurumlar arasında para transferlerinin gerçekleşmiş olması, son derece doğaldır.

Ayrıca, polis operasyonundan bu yana özellikle bazı basın organlarınca kopartılmaya çalışılan yaygara ile habere konu iddialar birbirine tamamen tezattır. Öncesinde güya yurt dışı kaynaklı olarak elde edilen bir takım yasadışı gelirlerin A9 TV üzerinden aklandığına dair çok büyük ve vahim iddialar bulunmaktayken, sonrasında güya aklandığı iddia edilen paraların şirket hesabına yatırılan 2bin, 5bin ve 500 liralar ile açıklanmaya çalışılması gülünç ama bir o kadar da aciz bir iddiadır. Sadece bu gerçeklik bile söz konusu haberlerin tamamen “çamur at izi kalsın” taktiğiyle yapıldığını açıkça gözler önüne sermektedir. Sabah grubu, operasyonun ilk günlerinde ortaya attığı tüm uydurma, hayali ithamlar gibi, "toprağa gömülü milyonlarca para" şeklindeki asparagas haberlerinin de asılsız çıkması üzerine bugün 500-1000 TL gibi komik rakamlardan medet umma konumuna gelmiştir.

Kaldı ki geçtiğimiz aylarda TMSF Başkanı Sayın Muhittin Gülal bir açıklama yapmış ve arkadaşlarımıza ait el konulan şirketlerin kayda değer bir aktif büyüklüklerinin olmadığına ve hepsinin gayet sıradan şirketler olduğuna işaret etmiştir. Yani bugüne kadar kopartılmaya çalışılan yaygaranın altını dolduracak somut bir delil hiçbir zaman bulunamamıştır. Belli basın organlarının ilk günden bu yana tek yaptıkları ellerindeki medya gücünü kullanarak algı operasyonu yürütmekten ibarettir. Görüyoruz ki bu yöndeki çalışmalar halen de devam etmektedir.

Ayrıca haber içeriğinde yer alan şu cümle, “..Aslında eldeki verilere göre ortakların şirkete hiçbir para yatırmadığı, zaman zaman banka hesabına ortaklar tarafından para yatırılmış gibi gösterilse de bunun hangi ortak tarafından yapıldığının açıkça yazılmadığı belirtildi…” Yani haber içeriği bile kendi içerisinde çelişkiler barındırmaktadır. Haberin ana amacının kafa karışıklığına yol açacak cümlelerle kamuoyunda yanlış kanaat uyandırmak olduğu çok açıktır. Tamamen zorlama mantıklarla algı oluşturmak amacıyla yapılan bu haber dikkatlice okunduğunda ortada hiçbir suç olmadığı rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Tüm bunların haricinde A9 TV, güzel dinimizi insanlara tanıtmak, Yüce Rabbimizin yaratma sanatının sayısız örneklerini anlatmak, Müslümanların bilim, sanat ve modernliğin ön plana çıktığı bir hayat içerisinde yer alabileceklerini göstermek gibi amaçlarla yola çıkmış bir kuruluştur. Bu kuruluşun faaliyetlerinde hiçbir şekilde kar amacı güdülmemiştir. Nitekim A9 TV’nin herhangi bir gününe ait yayın akışını ön yargılardan uzak bir şekilde takip eden herkes bahsettiklerimizin doğruluğunu kendi vicdanında teyit edecektir.

Sonuç olarak kısaca toparlamak gerekirse; dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması akabinde tüm bu iddialara karşı detaylı cevaplarımız ve karşı delillerimiz savunma müdafileri tarafından dosyaya sunulacaktır. Bu savunmalar ve deliller dosyaya sunulduğunda ortada en ufak bir suç unsuru dahi olmadığı herkesçe görülecektir.

Ancak şu aşamada basın kuruluşlarımızdan talebimiz, ahlaki ve cezai kurallar çerçevesinde kalınması ve yapılan haberlerde dosyadaki gizlilik kararına ve arkadaşlarımızın masumiyet karinelerine saygı gösterilmesidir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyurulur…