RASİM OZAN KÜTAHYALI'NIN İDDİALARINA CEVAPLARIMIZ VE BAZI TAVSİYELERİMİZ


Geçtiğimiz günlerde Haber Türk TV'de yayınlanan bir tartışma programında gazeteci ve yorumcu Sn. Nagehan Alçı ile, ülkemizin tanınmış hukukçularından ve bir dönem İstanbul Barosu Başkanlığı da yapmış olan avukat ve akademisyen Sn. Prof. Dr. Ümit Kocasakal arasında bir tartışma yaşanmıştır. Nagehan Alçı'nın eşi Rasim Ozan Kütahyalı da kişisel Twitter hesabından yapmış olduğu birkaç paylaşım ile bu tartışmaya müdahil olmuştur. 

Rasim Ozan Kütahyalı yapmış olduğu Twitter paylaşımlarında hem Sayın Ümit Kocasakal gibi son derece saygın bir hukukçu hakkında çok çirkin bazı ifadeler kullanmış, hem de Sayın Adnan Oktar ve TBAV camiası mensubu arkadaşlarımız hakkında gerçek dışı bir dizi itham ve isnatta bulunmuştur.

Bu gerçek dışı itham ve isnatlara ilişkin cevaplarımıza geçmeden önce, Rasim Ozan Kütahyalı'nın kullandığı üslubun, bizzat Sn. Nagehan Alçı tarafından da ÇİRKİN BULUNARAK KINANDIĞINI da hatırlatma fayda görüyoruz. 

Ve eminiz ki kamuoyunu da en çok şaşırtan durum;

✗ Adeta gerginlik ve çatışmadan beslenen, yaygaracı, halk arasında "goygoycu" tabir edilen bir kişiliğe sahip olan, 

✗ Konuşma üslubuyla, eğitiminin, kültürünün, bilgi ve görgüsünün zayıf olduğu izlenimi veren, ucuz provokatif çıkışlarıyla insanları rahatsız eden, halk tabiriyle “lafını sözünü bilmeyen”,

✗ Toplumun çok büyük bir bölümü tarafından hal, tavır ve konuşmaları nedeniyle son derece itici ve irite edici bulunan 

bir kişinin halen nasıl olup da gazetelerde köşe yazarlığı televizyonlarda yorumculuk yapabildiğidir.

Bunların yanı sıra Kütahyalı'nın geçmişte adının karıştığı;

➤ FETÖ elebaşı Fethullah Gülen'e övgüler düzen mektuplar kaleme alması, hatta Savcı Zekeriya Öz'ün heykelinin dikilmesini savunmuş olması,

➤ FETÖ'nün finans kuruluşu Bank Asya'dan 5 Milyon Amerikan Doları banka kredisi alıp bununla İstanbul Boğazı'nda bir yalı dairesi satın alması ve aldığı krediyi de geri ödemediği yönünde iddiaların olması,

➤ Katıldığı bir televizyon programında Boşnak yurttaşlarımız hakkında, burada tekrarlamaktan imtina ettiğimiz, son derece çirkin hakaret ve iftiralarda bulunmuş olması,

➤ Bu sebeple yargılandığı mahkemede avukatı tarafından kendisinin “ağır hasta olduğu gerekçesiyle mahkemeye gelemediğinin” bildirildiği esnada, Ukrayna'da alkol alıp eğlenirken çekilmiş görüntülerinin medyada yayınlanmış olması,

➤ Yapılan yargılama sonucunda Boşnak yurttaşlarımıza hakaret ve iftira suçunu işlediğinin sabit görülmesi sebebiyle hakkında 10 ay mahkumiyet cezası verilmiş olması,

➤ Magazin programlarına ve internet sitelerine yansıyan ve kendisi olmadığını ümit ettiğimiz bir takım vahim görüntüler

ve benzeri yüzlerce rezalet ve skandalı da bir kenara bırakıyor, sırf Sayın Adnan Oktar ve TBAV camiası mensubu arkadaşlarımız hakkında sarf etmiş olduğu gerçek dışı itham ve isnatlara ilişkin açıklamalarımızı değerli kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz: 

BİRİNCİSİ 

Rasim Ozan Kütahyalı'nın Twitter paylaşımında son derece saygısız bir üslupla kendisine çeşitli hakaretlerde bulunduğu Sayın Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, 3 dönem üst üste İstanbul Barosu Başkanlığı yapmış ve halen Galatasaray Üniversitesi'nde “Ceza Hukuku Anabilim Dalı Başkanlığı” görevinde bulunan Türkiye'nin önde gelen hukukçu ve akademisyenlerinden birisidir. Ayrıca, iddiaların aksine kendisi Sayın Adnan Oktar'ın avukatı da değildir.

Sayın Kocasakal aslen sadece, kamuoyunda “Adnan Oktar davası” olarak bilinen davanın yargılananları arasında bulunan Noyan Orcan isimli arkadaşımızın vekilidir. Sayın Kocasakal ayrıca, bu dava kapsamında yürütülen yargılamaya ilişkin detaylı incelemelerde bulunmuş ve yargılama esnasında şahit olup tespit ettiği usul ve yasalara aykırı durumlar ile hak ve hukuk ihlallerine ilişkin değerlendirmelerini de dava dosyasına sunmuştur. 

İKİNCİSİ 

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hayatları boyunca tek bir suça dahi karışmamış ve haklarında kesinleşmiş hiçbir yargı kararı olmayan, adli sicilleri tertemiz, masum insanlardır. 

Bununla birlikte devam eden yargılama ile ilgili de dava dosyasında yargılananlar aleyhinde tek bir somut bulgu, belge, rapor ya da suç delili bulunmadığı gibi, dosyaya sunulan savunma delilleri ile adli raporlar ve bilimsel mütalaalar yargılananların masumiyetlerini alenen ortaya koyup ispatlar niteliktedir.

Dosyamıza kapsamlı olarak hakim olan Prof Dr. Sayın Ümit Kocasakal da bu gerçeği gayet iyi görüp değerlendirmiş, ortada herhangi bir suç ya da suç örgütü olmadığını görerek, hür ve temiz vicdanıyla dosyada sözde örgüt yöneticisi olarak yargılanan Noyan Orcan'ın müdafiliğini üstlenmiştir.

Kaldı ki Sayın Kocasakal'ın dışında başta Prof. Dr. Ahmet Gökçen gibi mevcut ceza kanunu hazırlayan hukuk duayenleri de avukat olarak yer almaktadır. Ayrıca, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın masumiyetlerinin ispatı niteliğindeki bilimsel görüşlerini ve mütalaalarını dosyaya sunan, aralarında Yargıtay Onursal Başkan ve Üyeleri ile Türk hukuk dünyasının başkaca kıymetli hocaları ve duayenleri de bulunmaktadır.

ÜÇÜNCÜSÜ

Dolayısıyla Rasim Ozan Kütahyalı'nın, Sayın Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ı hedef alıp kendisine yönelik hakaret içeren karalamalar ile itham ve iftiralarda bulunmasının sebebi, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın savunma haklarını etkin şekilde kullanmalarına engel olabilmektir. Yani buradaki asıl amaç, Prof. Dr. Ümit Kocasakal gibi mesleğinde çok başarılı, tanınmış ve güvenilir avukatların, camiamıza mensup arkadaşlarımızın vekilliklerini üstlenmelerine engel olabilmek, ya da var olan vekilliklerinden vazgeçmelerini sağlayabilmektir.

Bunu başardıkları takdirde camiamızın savunma gücünü kıracaklarını düşündüklerinden, Sayın Prof. Dr. Ümit Kocasakal nezdinde bir tür psikolojik savaş yürütülmektedir. Gerek Rasim Ozan Kütahyalı gerekse kendisiyle aynı zihniyetteki malum birkaç gazeteci tarafından Sayın Kocasakal’ın dosyadan çekilmesi için türlü türlü yollar ve yöntemler denenmekte, görülmemiş karalama ve demagojilere başvurulmaktadır.

Yıllarını en saygın, en onurlu, en doğru ve en güzel bir biçimde kanuna, hukuka, adalete hizmet etmeye adamış olan Prof. Dr. Ümit Kocasakal ve diğer tüm değerli avukatlarımızın sürekli olarak aleyhlerinde bir şeyler yazılıp söyleneceği baskısı altında tutulmak istenmesi hukuk ve adalet açısından oldukça vahim bir durumdur.

DÖRDÜNCÜSÜ

Ancak bu tür çabalarının Rasim Ozan Kütahyalı gibi düşünen birkaç takipçisi dışında milletimiz ve kurumlarımız üzerinde önemli bir etki oluşturamayacağı da ortadadır. Kaldı ki, toplumun ezici çoğunluğunun fikir, görüş ve ideolojisini yansıtmayan, hatta toplum genelinde kendisine karşı büyük oranda antipati duyulan Rasim Ozan Kütahyalı gibi birisinin, sınırlı bir çevreye hitap eden yazı ya da tweetleriyle kamuoyu oluşturmasının mümkün olmadığı da aşikardır.

BEŞİNCİSİ 

Bununla birlikte Rasim Ozan Kütahyalı ve kendisiyle aynı zihniyetteki birkaç gazetecinin bu söylem ve girişimleri;

▶︎ “Anayasal savunma hakkının engellemesi”, 

▶︎ “Adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs”,

▶︎ “Avukatların yargı görevlerini yerine getirmelerini engellemek amacıyla tehdit ve hakaret yoluyla caydırmaya ve yıldırmaya çalışma”

ve bunlara benzer birçok TCK maddesinin kapsamına giren suç fiillerini içermeleri sebebiyle, adli makamlar tarafından yasal işlem başlatılabileceğini de göz ardı etmemelerinde fayda bulunmaktadır. 

Unutmamak gerekir ki Anayasa güvencesiyle koruma altına alınan “Savunma Hakkı”, her Türk vatandaşının olduğu gibi bu dava kapsamında yargılanan arkadaşlarımızın da en doğal vatandaşlık haklarındandır.

Dolayısıyla, Sayın Prof. Dr. Ümit Kocasakal gibi, anayasal hakların kullanımı çerçevesinde, şeffaf şekilde görevlerinin gereğini icra eden savunma avukatlarına yönelik, gayrı hukuki tutum ve davranışlar sergilemesinin Rasim Ozan Kütahyalı'ya kazandıracağı bir şey de bulunmamaktadır.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız...