ADİL VE TARAFSIZ BİR YARGILAMA YAPILDIĞI TAKDİRDE SAYIN ADNAN OKTAR VE ARKADAŞLARIMIZIN SUÇSUZLUĞU TEYİT EDİLMİŞ OLACAKTIR.

Muhterem Cumhurbaşkanımız,

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın büyük bir kumpasın mağduru oldukları ve haklarında verilen hukuka aykırı haksız bir mahkumiyet sebebiyle, suçsuz olmalarına rağmen 4 yıldır cezaevinde tutulmakta oldukları bugün hemen tüm Türkiye tarafından bilinmektedir. 

Ayrıca, dava dosyasını temyiz incelemesine alan Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 1. Ceza Dairesi’nin, çok sayıda hukuki somut delil, Yargıtay içtihadı ve doktrine dayanarak vermiş olduğu “Esastan Bozma” ve “beraat” kararları da, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın masumiyetini yasalar ve kamu vicdanı nezdinde bir kez daha ispatlamıştır. 

Dava dosyasını 1 yıl süreyle titiz bir incelemeye tabi tutan İstinaf Mahkemesi, vermiş olduğu 400 sayfalık ‘Esastan Bozma’ kararında, YEREL MAHKEMENİN 700’ÜN ÜZERİNDE AYRI NOKTADA, HUKUKSUZLUK ve USULSÜZLÜK YAPTIĞINI TESPİT ETMİŞTİR. Bu durum, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın ilk derece mahkemesi tarafından NE DENLİ TARAFLI ve HUKUKA AYKIRI BİR YARGILAMAYA MARUZ BIRAKILDIKLARINI göstermesi bakımından oldukça önemlidir.

İstinaf Mahkemesi'nin vermiş olduğu bu esastan bozma kararı, -her ne kadar birçok eksiklik içeriyorsa da- üzerinde herhangi bir baskı olmayan tarafsız bir mahkeme tarafından incelenmesi durumunda, dava dosyası hakkında verilecek kararın KAÇINILMAZ ŞEKİLDE “BERAAT OLACAĞINI” açıkça ortaya koymaktadır. 

Çünkü daha önce de pek çok kez dile getirdiğimiz üzere, bu dava dosyasında Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hakkında öne sürülen itham ve iddiaların tamamı, hiçbir delile dayanmayan düzmece senaryolar ve uydurma iftiralardan ibarettir. Bu sebeple dosyayı inceleyen tüm uzman hukukçular, istisnasız şekilde bu dosyanın “HUKUKEN BOMBOŞ OLDUĞU” KONUSUNDA HEMFİKİRDİRLER. 

Hukukçular dışında kamuoyunda konuyu uzaktan takip eden kimseler dahi, Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımızın masum olduklarını ve düzmece bir dava ile mahkum edilmeye çalışıldıklarını alenen görüp anlamış durumdadırlar. 

Dava dosyasında etkin pişman sanıkların avukatlığını üstlenen bir hukuk bürosunun avukatlarından Av. İlker Ziya Göktaş dahi, Artı TV’de yaptığı bir konuşmada, sırf Sn. Adnan Oktar cezaevine girsin diye bir uygulama yapıldığını ve bu uğurda hukuksuzluklar yapılarak bunlara göz yumulduğunu şöyle ifade etmiştir: 

“Şimdi şöyle ceza kanunu soyut normlardan oluşan CMK soyut normlardan oluşan şeyler. CMK’da ki usulleri uygularken karşınızdaki Adnan Oktar da olsa aynı şekilde uygulayacaksınız, sokaktaki herhangi vatandaş da olsa aynı şekilde uygulayacaksınız. Uygulamadığınız taktirde bir takım müdahalelerle, eğer varsa siyasi müdahalelerle bu adam cezaevine girsin diye hareket ederseniz, daha sonra tabi ki bu şekilde rahat davranırsanız daha sonra bunların bozulması tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz ki burada gerçekten öyle bir durum söz konusu. Doğru söylüyorsunuz, bizim de incelediğimiz kadarıyla cinsel suçlar yönünden o verilen cezalar ortadan kalktı…”


Zatıalinizi Hedef Alan Karanlık El, Durmaksızın Bizlere de Saldırmaktadır

Sayın Cumhurbaşkanımız,

İstinaf Mahkemesi tarafından verilen esastan bozma kararı, camiamıza kurulan kumpası deşifre etmiş olması sebebiyle, sizin de bizim de çok yakından tanıdığımız ve dindar Türk milletinin ezeli düşmanı olan, başı dışarıda malum derin illegal yapılanmayı müthiş rahatsız etmiş bulunmaktadır. 

Bu sebeple bu derin yapı şimdilerde, yargıyı yeniden baskı altına almak ve daha da çirkini güya “yargı sizin talimatınızla hareket ediyormuş ve Türkiye bir hukuk devleti değilmiş gibi” bir imaj oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu sayede kendilerince bir taşla iki kuş vurmayı hedefleyen kumpas girişimlerinde bulunmaktadırlar. Bu malum çevreler açık şekilde,

 Hem sizin aydın, dindar, modern ve dirayetli destekçileriniz olan bizleri bertaraf etmek istemekte,

 Hem de sizi (Zatıalinizi tenzih ederiz) güya hukuka müdahale eden, Müslüman camiaları ezen, demokrasiye inanmayan bir insanmış gibi göstermeyi hedeflemektedir.

Yani, Zatıalinize saldıran karanlık el, durmaksızın bizlere de saldırmaktadır. Bu amaçla, basın ve sosyal medyadaki tetikçilerine yaptırdığı gerçek dışı haber ve paylaşımlarla,

 Kamuoyunda suni bir infial oluşturmak ve oluşan bu infiali, yargı ve hükümet yetkilileri üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanmak,

 Devlet ve hükümet yetkililerini kendilerince köşeye sıkıştırıp Sayın Adnan Oktar ve camiamız aleyhinde açıklamalarda bulunmaya zorlayarak halen devam eden yargılamayı etkilemek,

 Dosyaya bakan savcı ve hakimler üzerinde kamuoyu baskısı oluşturarak onları Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız aleyhinde hukuka aykırı kararlar vermeye zorlamak,

 Bu dosyada kendi istediklerinden farklı kararlar verilmesi durumunda, savcı ve hakimler hakkında da, basında ve sosyal medyada karalayıcı haberler yapabilecekleri konusunda göz dağı vermek, 

vb. gibi BİR DİZİ YASA DIŞI AMAÇ VE GİRİŞİMİN peşindedirler. 


Zatıalinizden, Asla Bizlere Yönelik Özel Bir İltimas ya da Beyanat Beklemiyoruz

Size geçmişte yazmış olduğumuz açık mektuplarda da sıklıkla dile getirdiğimiz üzere, Zatıaliniz'den bize özel bir ayrıcalıklı uygulama yapılmasını ya da beyanat vermenizi elbette beklememekteyiz. 

Ancak mahkemeleri, kendilerine yönelik baskılardan etkilenmemeye, karar ve uygulamalarında adil, bağımsız ve tarafsız olmaya azami özen göstermeye davet eden bir çağrıda bulunmanızın da, ülkemiz ve toplumumuz açısından son derece faydalı ve rahatlatıcı olacağını düşünmekteyiz. 

Bu yönde yapacağınız bir açıklama, yargı kurumu üzerinde baskı oluşturma çabasında olan illegal karanlık yapılanmaların çekinip geri adım atmalarını sağlayacağı gibi, aynı zamanda da bağımsız ve tarafsız bir yargılama yürütmek isteyen değerli yargı mensuplarımızı da cesaretlendirecektir.

Benzer bir girişim karşısında Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ, A Haber Televizyonu'nda katıldığı bir canlı yayında, gazeteci Melih Altınok’un sorularına verdiği cevaplarda, Adnan Oktar davasına ilişkin olarak basın ve sosyal medyayı kullanarak yargı üzerinde tahakküm kurmaya ve adil yargılamayı etkilemeye çalışan kimselere yönelik açık ve net mesajlar vermiştir. Sayın Bozdağ programda,

‼️ Devam etmekte olan bir dava konusunda kendisi veya bir başkası tarafından açıklama ya da değerlendirme yapılmasının kanunlara ve Anayasaya aykırı olduğu,

‼️ Dava dosyasına ve dosyadaki delillere vakıf olmadığını, sadece basın ve medyadan duydukları üzerinden bir değerlendirme yapılmasının da doğru olmadığı,

‼️ Hukuk sistemimizde kişilerin hak ve menfaatlerini koruyan İstinaf Mahkemeleri ile Yargıtay gibi bağımsız gözlerin olduğu, dolayısıyla ortada yanlış ya da hatalı bir durum varsa, mutlaka buralardan geri döneceği

konularına ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Böylelikle, basın ve sosyal medya üzerinden mahkemeleri etkilemeye kalkışan odaklara yönelik de adeta bir hukuk dersi vermiştir. 

Sayın Bekir Bozdağ ayrıca, 4 Nisan 2022 tarihinde, savcı ve hakimlere seslendiği Türkiye Adalet Akademisi’ndeki konuşmasında da yine bu konuya şöyle değinmiştir: 

“Şimdi sosyal medya mahkemeleri, savcıları var, gazeteler, televizyonlar var. Hakim ve savcılarımızın verdiği kararları eleştirdiği gibi, vereceği kararlar öncesi onları eleştiren, hatta tehdide varan açıklamalara da şahit oluyoruz. Bütün bunlara karşı da dirençli olacağız. Dosyanın taraflarından, ideolojilerinden, siyasi görüşlerden, medyadan, sosyal medyadan etkilenmeden, hak ne ise ona sahip çıkarak, hakkı tespit edip hak sahibine teslim ederek görevimizi yapmak durumundayız.”

Bu açıklamalarıyla Sayın Bakan, savcı ve hakimlere “taraflardan etkilenmeden objektif kararlar vermeleri” çağrısında bulunmuştur.


Muhterem Cumhurbaşkanımız,

Biz ilk gün olduğu gibi bugün de sizin vicdanınıza ve samimiyetinize canı gönülden inanmakta ve güvenmekteyiz. Önce her şeyin sahibi olan Allah’a sonra da yüce Türk adaletine tüm kalbimizle teslimiz. Sizin hiçbir hukuksuzluk ve vicdansızlığa yol vermeyeceğinizi de yakinen bilmekteyiz. 

Bu sebeple, yargı üzerinde aleyhimizde kurulmaya çalışan haksız ve hukuksuz baskılara müsaade etmemenizi ve devam eden yargılamayı etkilemeye yönelik hukuka aykırı girişimlere engel olmanızı Zatıalinizden istirham etmekteyiz. 

En içten sevgi, saygı ve hürmetlerimizle…

TEKNİK VE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI