Akit Gazetesi yazarlarından Sayın Ali Erkan Kavaklı, geçtiğimiz günlerde kaleme almış olduğu bir köşe yazısında Enes Kara isimli genç bir üniversite öğrencisinin intihar etmesi konusunu gündeme taşımış; bu genç insanı ölüme sürükleyen sebepler arasında “Milli Eğitim Bakanlığı’nın ateist bakış açısı ile yazdırdığı fen bilgisi kitaplarının etkisinin olup olmadığı" konusunu sorgulamıştır. 

Sayın Kavaklı bu yazısında, Darwinizm’in anlatıldığı ders kitaplarıyla gençlerimize bizzat Devlet eliyle Ateizm ve Deizm propagandası yapılıyor olmasına ilişkin önemli bir noktaya temas etmiştir. 

Ancak Darwinizm’in milli müfredat içerisindeki ders kitaplarına dahil edilişi ta Osmanlı'ya, Sultan II. Abdülhamid dönemine kadar gitmekte olup YAKIN BİR GELECEKTE MİLLİ MÜFREDATTAN ÇIKARTILMASI DA PEK MÜMKÜN GÖRÜNMEMEKTEDİR. 

Bunun sebebi ise merkezi yapılanması İngiliz derin devleti olan küresel Deccaliyet sisteminin "ateist ve dinsiz bir dünya hedefi" için, Allah'ın varlığını ve birliğini -haşa- inkar üzerine kurulu olan Darwinist eğitimi Türkiye'de dahil olmak üzere, tüm dünya ülkelerine amansız baskı, dayatma ve yaptırımlarla empoze ediyor olmasıdır. Bu baskı ve dayatmaların sonucunda da başta gençler olmak üzere, uluslararası toplumun çok büyük bölümü, adeta büyülenmiş gibi körü körüne Darwinist safsataları benimser duruma gelmiştir.

Gerçekte hiçbir bilimsel değeri ve geçerliliği bulunmayan, sahte deliller, hayali çizimler, uydurma ara geçiş formları ve düzmece deneylerle ayakta tutulmaya çalışılan köhne bir teori olan Darwinizm, ateist bir dünya toplumu oluşturmak amacıyla tüm dünyaya sanki bilimsel bir gerçekmiş gibi sunulmaktadır. Karşı gelenler ise çağ dışı veya bilim düşmanı ilan edilerek susturulup itibarsızlaştırmaktadır. Darwinizm’in foyasını meydana çıkaran bilim insanlarının akademik kariyerlerinde yükselerek gerçekleri kitlelere duyurmaları sistematik bir biçimde engellenmektedir.

İnsanların ve tüm canlılığın Allah tarafından yaratıldığı gerçeğini örtbas etmeyi hedefleyen Darwinizm bu amaçla, ülkemiz dahil nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Pakistan, Malezya, Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, İran, vb. İslam ülkelerinin, hatta doğrudan şeriatla yönetilen Suudi Arabistan ve Sudan gibi ülkelerin müfredatlarında bile zorunlu olarak okutulması gereken dersler arasındadır.

Yaklaşık 300 yıldan bu yana Deccaliyet sisteminin öncülüğünü ve temsilciliğini yapan İngiliz derin devletinin dünya hakimiyetine ulaşmak için Darwinizm'i nasıl kullanışlı bir silah olarak gördüğünü detaylı olarak anlattığımız yazılarımıza aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

https://iddialaracevap.blogspot.com/2021/04/deccaliyetin-kullanisli-silahi.html

https://iddialaracevap.blogspot.com/2021/04/dunyadaki-deccaliyet-su-ingiliz-derin.html

Deccaliyetin mevcut küresel güç ve baskısı nedeniyle Darwinizmin yakın bir gelecekte eğitim müfredatımızdan çıkartılması pek ihtimal dahilinde olmadığı için gösterilecek en akılcı tavır:

DARWİNİZMİN İDDİALARINA BİLİMSEL VE AKILCI METODLAR İLE CEVAP VERMEK, EVRİM TEORİSİ'NİN HİÇBİR BİLİMSEL TEMELE DAYANMAYAN, GERÇEK DIŞI UYDURMA BİR TEORİ OLDUĞUNU AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE DELİLLERİYLE ORTAYA KOYMAK OLACAKTIR. 

Ne var ki Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız dışında, ne ülkemizde ne de dünya çapında bunu hakkıyla yapabilecek, gerekli ilmi ve kültürel bilgi birikimine sahip, Deccaliyetin baskı, tehdit ve dayatmalarından çekinmeyen kimseler ne yazık ki bulunmamaktadır

İslami camianın ülkemizdeki temsilcileri olarak görülen kişilerin Evrim Teorisi'ne karşı mücadele düzeyleri ancak “Evrim nedir? Maymundan gelme şeyi mi?” veya “Evrim varsa maymunlar şimdi neden insan olmuyorlar?” şeklindeki aciz, çocuksu ve anlamsız söylemlerle kendilerini avutmaktan öteye gidememektedir. 

Buna karşın, yazmış olduğu kitaplar ve dünya çapında yürüttüğü imani, kültürel ve bilimsel faaliyetler ile YARATILIŞ GERÇEĞİNİ BİLİMSEL DELİLLERLE İSPAT EDEREK, Darwinizm'e bugüne kadar ki en büyük darbeyi vurup yerle bir etmiş olan Sayın Adnan Oktar ise İngiliz derin devletinin kurgulayıp gerçekleştirdiği 2018 yılındaki kumpas operasyonu ile engellenmeye çalışılmaktadır. 

Sayın Adnan Oktar'ın, 

‼️ Allah'ın varlığını ve birliğini, 

‼️ Kur'an mucizelerini, 

‼️ İman hakikatlerini, 

‼️ Evrim Teorisi'nin geçersizliğini ve bilimsel açmazlarını, 

‼️ Sosyal Darwinizm'in doğurduğu felaketleri, 

‼️ İngiliz derin devletinin iç yüzünü 

ve bunlar gibi onlarca hayati konuyu anlattığı yüzlerce eseri imha edilerek, bu eserlerinden faydalanılarak hazırlanan yüzlerce internet sitesine erişim yasağı getirilerek, gençlerimizin bunlara ulaşıp Darwinist felsefenin yıkıcı etkilerinden kendilerini koruyabilmelerinin önüne geçilmek istenmektedir. 

İngiliz derin devleti, Sayın Adnan Oktar ve camiamıza yönelik düzenlediği kumpas sayesinde, amacını şimdilik bir ölçüde ve geçici de olsa gerçekleştirmiş gibi görünmektedir. Milli-manevi, imani, ilmi ve fikri faaliyetlerimizi, Darwinist ve materyalist felsefe ve bunu dayanak alan bölücü ideolojilere karşı onlarca yıldır sürdürdüğümüz fikri mücadeleyi belli bir süre için durdurmuştur. Böylelikle, ülkemizde ateist ve deist bir toplum oluşturma hedefine bir adım daha yaklaşmıştır. 

Bugün inançlı ve dindar insanların giderek azaldığı Türkiye'de deizm ve ateizme doğru tehlikeli yönelişin, özellikle de genç nesil arasında vahim boyutlara ulaştığı her gün daha net görülmektedir. Bu durumun toplum için taşıdığı büyük tehlikeler ise, en son Enes Kara isimli tıp öğrencisi bir gençin intihar ederek canına kıyması haberleri ile bir kez daha ve sarsıcı bir şekilde kamuoyu gündemine gelmiş bulunmaktadır.

İngiliz derin devleti, kendi emelleri doğrultusunda kolaylıkla yönlendirebileceği tam istediği türden dinsiz, imansız, milli şuur ve maneviyattan uzak, hiçbir kutsal davası ve değeri olmayan, materyalist, dolayısıyla kavgacı, çekişmeci, birbirine sevgiyle değil çıkar gözüyle bakan vahşi, ruhsuz et yığınları oluşturma hedefine ülkemizde giderek daha çok yaklaşmaktadır. İyiyi kötü gibi göstermekte, iyi insanları zulme uğratarak etkisiz hale getirmekte, bu kötülük ve zulmü de halka güya iyi, güzel, olumlu, faydalı bir müdahaleymiş gibi göstermekte, iyilerin, doğruların, masumların hakkını savunanlarıysa aforoz etmektedir. 

İngiliz derin devleti, kötülüğü ve kötüleri destekleyip, övüp, örnek gösterip el üstünde tutarken iyileri susturarak devletimize, hükümetimize verdiği desteği kesmeye, insanlarımızı kötülükleri destekler, savunur ve teşvik eder hale getirerek Türk milletini ve devletini bu şekilde içten içe çürütmeye ve yok etmeye çalışmaktadır. 

Sonuçta, bir beka sorunundan bahsedilecekse, ülkemiz ve milletimiz açısından en büyük beka sorunu aslen Darwinizm'dir. Darwinizm'in toplum ve özellikle de genç nesiller üzerindeki yıkıcı etkisine karşı mücadele edebilecek gerekli ilmi ve kültürel birikime sahip kimselerin olmayışı, olanların ise çeşitli komplo ve kumpaslar kurularak faaliyetlerinin engellenmeye çalışılması ise vatana ihanete eşdeğer bir tutum ve milletimize kurulmuş büyük bir tuzaktır.

Şanlı Türk milletimize ise engin ferasetiyle bu sinsi tuzağı fark etmek, iyilikleri ve iyi insanları kendi elimizle yok etme oyununu birlikte bozmak yakışır.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.