CUMHURBAŞKANIMIZ SAYIN ERDOĞAN'A AÇIK MEKTUP


KONU: YARGIYA TALİMAT VERİLDİĞİ İDDİALARI VE –BİZLERİN HİÇBİR ŞEKİLDE İTİBAR ETMEDİĞİ– BU İDDİALARLA İLGİLİ AVUKATINIZ SAYIN MUSTAFA DOĞAN İNAL'IN DA İSMİNİN GEÇMESİ HASEBİYLE, ZATIALİNİZDEN BUNLARIN DOĞRU OLMADIĞI HAKKINDA KISA BİR AÇIKLAMA YAPMANIZA DAİR İSTİRHAMIMIZDIR.


Çok Değerli Cumhurbaşkanımız,

Kamuoyunda “Adnan Oktar Davası” olarak bilinen kumpas davasının ilk derece yargılamasını yürüten İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Başkanı Mehmet Galip Perk ile dosyanın savcısı Serdar Akan'ın, bu dosyaya hukuki doğal yollarla atanmadıkları; atamaların yapıldığı aşamada, “HAKİM ve SAVCI ATAMALARINDA OLMASI GEREKEN DOĞAL HUKUKİ SÜRECE” şüpheli ve şaibeli bir dizi müdahalede bulunulduğu konusunda daha önce de zatıalinizi çeşitli kereler bilgilendirmiştik.

Yargı kurumu içerisinde son derece etkin vaziyetteki karanlık bir derin devlet yapılanmasının, kurmuş olduğu kanun dışı bir sistem sayesinde; 

– “İstedikleri dosyalara istedikleri savcı ve hakimleri nasıl kolaylıkla atayabildikleri”,

– “İstemedikleri savcı ve hakimlerin tayin ve atamalarla yerlerini değiştirip, dosyalardan nasıl el çektirebildikleri”,

– “Mahkeme kararlarını yargılama öncesinden talimatla nasıl rahatça belirleyebildikleri”,

– “Talimatları eksiksiz şekilde yerine getiren savcı ve hakimlerin ise nasıl terfi ettirilip ödüllendikleri”

şeklindeki ürkütücü iddiaların toplum içinde giderek daha çok yaygınlaştığından bahsetmiş ve konuya ilişkin kapsamlı delillerimizi de zatıalinize sunmuştuk. 

Tüm bu vahim manzaraya rağmen bu karanlık kanunsuz klikin, işine geldiğinde zatıalinizin adını kullanmaya cüret ediyor olmasına asla itibar etmediğimizi de ifade etmiş sizin vicdanınıza ve Yüce Türk Yargısı'nın adaletine olan güvenimizi dile getirmiştik.

Nitekim, “Adnan Oktar Davası”ndaki usül ve yasalara alenen aykırı sayısız uygulama ile, haksız ve hukuksuz 10 binlerce yıllık mahkumiyet kararlarına imza atan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Galip Perk'in, bu kararının hemen ardından –kendisine tahsis edilen görevi başarıyla tamamladığı düşünülerek– İstinaf Mahkemesi hakimliğine atanması ve yargılama sonrasında YENİ BİR EV SATIN ALDIĞI iddiaları, bahsi geçen derin devlet yapılanmasının varlığını ve etkinliğini teyit eden yeni gelişmeler olmuştur. 

Bugün, konuya vakıf muhtelif çevrelerden çok sayıda insan arasında, hakim maaşı ile böyle bir ev almanın mümkün olmadığı, bu evin olsa olsa Mehmet Galip Perk'e “Adnan Oktar Davası”nda verdiği mahkumiyet kararı sonrası bir ödül olarak verilmiş olabileceği şayiaları dolaşmaktadır. Elbette, somut gerçekler bu konuda yapılacak bir soruşturma ile ortaya çıkacağından, bu aşamada kişilerin masumiyet karinesini ihlal edebilecek ifadelerden imtina ederiz.


Zatıalinizin de Avukatı Sayın Mustafa Doğan İnal Hakkında Öne Sürülen Bazı İddialar

Avukat Mustafa Doğan İnal

Şimdilerde, İstinaf ve Yargıtay'a yönelik savunmalarımızı hazırlayabilmek amacıyla hukuk camiasında kime danışsak, kiminle görüşsek ya da fikirlerini alsak birçok kimse, ağız birliği etmişçesine, camiamıza yönelik büyük bir kumpas kurulup oyun oynandığından kimsenin şüphesinin olmadığını ancak;

– İlk derece mahkemesi (İstanbul 30. ACM) sonrasında, İstinaf Mahkemesine de, HSK'ya da hakkımızdaki talimatların zaten çoktan verildiğini;

– Talimatlar yüksekten geldiği için kimsenin buna karşı çıkıp itiraz etmesinin de mümkün olmadığını,

– Yani, neticenin zaten baştan belli olduğu, bu sebeple savunma yapmakla boş yere vakit kaybetmemizin gereksiz olduğunu

söylemektedir. 

Kuşkusuz bunlar, Türkiye Cumhuriyeti gibi köklü bir demokratik hukuk devletinde asla itibar edilecek söylemler değildir. Bizler de bu duyduklarımıza hiçbir şekilde inanmamakta, hukukun üstünlüğüne her zaman güvenmekteyiz. Ancak, böylesi ciddi ithamlara açıklık getirilmesinin de birtakım asılsız şaibelerin giderilmesi bakımından son derece lüzumlu olduğu kanaatindeyiz.

HSK ve İstinaf Mahkemesine yönelik hakkımızdaki bu talimatların kim veya kimlerden geldiğine yönelik söylentilerde hep tek bir kişinin ismi dile getirilmektedir: Sayın Mustafa Doğan İnal.

Sayın Mustafa Doğan İnal'ın ismi geçmişte “Yargı'ya müdahale iddiasıyla” birkaç kez daha kamuoyu gündemine gelmiş olmakla birlikte; biz kendisinin ne basına yansıyan o davalarda, ne de camiamıza kurulan kumpas davasında böyle bir hukuksuzluğa asla tevessül etmeyeceğine veya alet olmayacağına gönülden inanmaktayız. 

Ancak, mümkünse kendisinin konuya ilişkin bu iddiaları yalanlayan bir açıklama yapması, 

– Hem adliye koridorlarında ve hukuk kulislerinde kendisi hakkındaki “Yargıya Talimatla Müdahalede Bulunduğu” iddialarının asılsızlığını ortaya koyup kamuoyunu rahatlatacak, 

– Hem de –eğer kendisinin adını kullanarak– böylesi çirkin bir iftiraya kalkışanlar varsa, onların bu hukuksuz ataklarının da başarısız olmasına vesile olacaktır. 

Sayın Cumhurbaşkanımız,

Avukatınız Sayın Mustafa Doğan İnal'ın, söz konusu asılsız dedikodu ve ithamların gerçek dışı olduğunu kamuoyunun bizzat kendisinden duymasının yanı sıra, zatıalinizin de bu tür şayialar hakkında vereceği genel bir araştırma talimatının,

– Hem yargı içerisine çöreklenen bu karanlık derin devlet yapılanmasının ve kurdukları “istedikleri dosyalara istedikleri savcı ve hakimleri atayıp, istediklerini ise görevden aldıkları, mahkemelerin kararlarına talimatla müdahalede bulunabildikleri” bu karanlık sistemin deşifre olmasını hızlandıracağına,

– Hem de akıllardaki soru işaretlerini gidererek vatandaşlar nezdinde son dönemlerde oldukça zayıflamış durumdaki “adil yargıya olan güvenin” tamir ile yeniden tesisini sağlayacağına olan inancımız tamdır. 

En derin saygı ve hürmetlerimizi sunar, her daim muvaffakiyetlerinizi temenni ederiz.