CAMİAMIZA YÖNELİK 2 YILLIK GİZLİ TEKNİK TAKİPTE TEK BİR SUÇ DELİLİ DAHİ BULUNAMAMIŞTIR


Operasyon Öncesinde Emniyet Mensuplarımız Tarafından Camiamız Mensuplarına Yönelik 2 Yıl Boyunca Olağanüstü Bir Gizli Teknik Takip Yürütülmüş Ancak Dava Dosyasındaki Suçlamalara İlişkin Tek Bir Delil Dahi Bulunamamıştır!


Silivri 30. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davamızın dosyasında yer alan resmi yazışma ve belgelerden anlaşıldığı üzere, emniyet yetkililerinin Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımız hakkında başlattığı geniş çaplı teknik ve fiziki takip ile izleme, dinleme ve kontrol faaliyetleri, polis operasyonunun düzenlendiği 11 Temmuz 2018 tarihinden çok daha önce, 2016 senesinde başlatılmıştır. 

Yani, emniyet mensuplarımız operasyona başlamadan önce, yaklaşık 2 yıl boyunca 285 arkadaşımızın hepsinin birden telefonlarını, evlerini, işyerlerini, anne-babalarını, akrabalarını, komşularını, arabalarını, –iddianamede– “Dragos ile Stüdyo” olarak nitelendirilen mekanlar başta olmak üzere- sıklıkla gidip geldikleri konut ve iş yerlerini, hatta market, kuaför, bakkal gibi düzenli olarak alış-veriş yaptıkları semt esnafları da dahil, hayatlarının neredeyse her anını izlemiş, dinlemiş ve takip etmişlerdir. 

Operasyon tarihinden yaklaşık 4-5 ay öncesine gelindiğindeyse, husumetli müştekilerin hakkımızda ileri sürdükleri sözüm ona “örgüt” ve “cinsel eylemler” konulu itham ve isnatlar sebebiyle, 2016 senesinden bu yana devam eden bu izleme, dinleme, takip ve kontrol çalışmalarının dozu da olağanüstü düzeyde artırılmıştır. Buna göre emniyet mensuplarımızın 2 yıl boyunca, Adnan Bey ve arkadaşlarımız hakkında gerçekleştirdikleri bu eşine az rastlanır düzeydeki çalışma ve faaliyetlerden bizim tespit edebildiklerimizden bazıları şöyledir;

  • 285 arkadaşımızın ev telefonları, iş telefonları, cep telefonları, hatta anne-baba ve akrabalarına ait telefonlar dahil dinlendi, tüm görüşme ve mesajlaşmalar kayıt altına alındı. 
  • Arkadaşlarımızın yaşadıkları 100'ün üzerindeki ev ile iş yerleri ve sıklıkla gidip geldikleri -iddianamede “Dragos ile Stüdyo” olarak adlandırılan- mekanlar, dürbün ve teleskoplarla 7/24 izlendi. Hatta üzerlerinde drone uçuruldu. Ayrıca bulunduğu semte göre sokak içerisinde olan apartman şeklindeki evlerimiz mısırcı, kestaneci, sucu, tüpçü ve benzeri seyyar sokak satıcısı kılığındaki sivil polis memurlarıyla, “Dragos ile Stüdyo” olarak adlandırılan boğazdaki villa tarzı evlerimiz ise; tamirci, taksici, elektrik veya su saati okuyucusu, belediye görevlisi, manzara izlemek için gelen çiftler veya alkol almak için toplanan gençler kılığı ve görüntüsü altındaki sivil polis memurlarıyla gece-gündüz sıkı bir polis ablukasına alındı. Evlerimize girip çıkan herkes tek tek izlenip, takip edildi. 
  • Arkadaşlarımızın yaşadıkları ev ve işyerlerinde çalışan temizlikçi, bahçıvan, bakıcı ve site görevlisi gibi hizmetli ve çalışanlar ile apartman görevlileri ve komşularımıza sorular soruldu, civardaki bazı bakkal, market, kasap, manav gibi yerlerin çalışanlarıyla görüşülüp hakkımızda bilgi alındı,evlerimizden kavga-dövüş, gürültü, bağrış-çağırış, çığlık veya benzeri sesler duyup duymadıkları, zorla getirilip-götürüldüğü izlenimi veren kişi veya olaylara şahit olup olmadıkları sorulup araştırıldı.
  • İstisnasız arkadaşlarımızın yaşadıkları ve gelip gittikleri tüm ev ve mekanlara ait çöp konteynerleri; hakkımızdaki cinsel itham ve iddialara ilişkin olarak kullanılmış eldiven, prezervatif veya benzeri suç delilleri olabilecek materyaller bulmak ümidiyle, her gün muntazaman, hatta bazen günde birkaç kez, çöp toplayıcı veya evsiz adam kılığına giren polis memurları tarafından aylarca kontrol edilip incelendi.

Ancak, emniyet mensuplarımız tarafından üstün bir çaba sarf edilerek yürütülen bu olağanüstü teknik ve fiziki takip ile izleme ve dinleme faaliyetleri sonucunda NE ARKADAŞLARIMIZIN TELEFON KONUŞMALARINDA KANUNLARA AYKIRI TEK BİR KELİME veya CÜMLEYE NE DE EVLERİMİZİN ÇÖP ve ATIKLARINDA HAKKIMIZDA İLERİ SÜRÜLEN SUÇLAMALARA İLİŞKİN TEK BİR SUÇ DELİLİNE RASTLANMAMIŞTIR. AYRICA YAŞADIĞIMIZ ve SIKLIKLA GELİP GİTTİĞİMİZ YERLERDEKİ İZLEME ve SEMT SAKİNLERİYLE YAPILAN GÖRÜŞMELERDE DE ŞÜPHELİ veya ŞAİBELİ TEK BİR KAYDA DA RASTLANMAMIŞTIR. 

Yani emniyet mensuplarımız tarafından devletimizin tüm imkanları ve ileri teknolojileri kullanılarak sarf edilen bu olağanüstü izleme, dinleme, takip ve kontrol çalışmaları sonucunda, ALEYHİMİZE OLABİLECEK TEK BİR SOMUT BULGU VEYA DELİL BULUNAMAMIŞ, husumetli müştekiler tarafından HAKKIMIZDA İLERİ SÜRÜLEN TÜM İDDİA ve İTHAMLARIN DÜZMECE BİRER İFTİRADAN İBARET OLDUKLARI böylelikle BİRKEZ DAHA KANITLANMIŞTIR.

Ayrıca, tüm bunların ötesinde; davamızın husumetli müştekileri ile yargı ve emniyet içerisinde yapılanmış illegal kripto bağlantılar kullanılarak

  • Şikayetçi yapılacak kızlar önceden ve özel olarak seçildiler.
  • Seçilen kızlar, operasyondan aylar öncesinde bazı eski Adli Tıp uzmanları ile bir araya getirip görüştürülerek, “cinsel ilişkiye girdiklerini ispat edebilecek delilleri nasıl oluşturacakları” konusunda eğitip tembihlendiler.
  • Kızlara cinsel ilişkiyi ispat edebilecekleri çamaşırlarını nasıl saklamaları gerektiği, peçete veya kolay bulabilecekleri benzeri bir malzeme ile kullanılmış bir prezervatiften veya kendi kasık aralarından nasıl sürüntü örneği alabileceklerini detaylarıyla anlattılar.
  • Herhangi bir cinsel ilişki yaşanması durumunda ise kızların olay çıkartarak bağırıp çağırmaları, eğer yapamıyorlarsa cep telefonu ile kendilerini çaldırıp kapatmaları veya mesaj atmaları yönünde tüm seçilen kızları tembihleyip, eğittiler. Kendileri de olası bir durumda acilen müdahale edebilmek ve kızları doğrudan Adli Tıp Kurumu'na götürebilmek amacıyla anında müdahale edebilecek şekilde arkadaşlarımızın yaşadıkları evlerin yakınlarından pozisyon aldılar,
ANCAK ARKADAŞLARIMIZ İLE BU KIZLAR ARASINDA HERHANGİ BİR CİNSEL İLİŞKİ VEYA BİR YAKINLAŞMA YAŞANMADIĞI, ŞİKAYETÇİ YAPMAK AMACIYLA ÖNCEDEN ÇALIŞTIRILIP HAZIRLANAN, TEMBİHLENEN KIZLAR DA HER DEFASINDA KENDİLERİNE ELLERİ BOŞ DÖNDÜKLERİNDEN DOLAYI, KUMPAS ÇETESİNİN BU PLAN VE TUZAKLARI DA SONUÇSUZ KALMIŞ BULUNMAKTADIR.

Kurdukları tüm plan ve tuzaklara rağmen her defasında hüsrana uğrayan ve planları sonuçsuz kalan kumpas çetesi, son çare olarak tüm arkadaşlarımıza birden, eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek olan emniyet operasyonuna güvenip bel bağlamışlardır.

Ne var ki 100'den fazla adrese birden, sabaha karşı ve ansızın gerçekleştirilen polis operasyonu da, kumpas çetesinin derdine bir çözüm olmamıştır. Çünkü eş zamanlı olarak gerçekleştirilen bu emniyet operasyonunda;

  1. Baskın yapılan evlerin hiç birisinde cinsel ilişki halinde veya uygunsuz vaziyette kimseler bulunmamış
  2. Hiçbir mekanda reşit olmayan bir kadına rastlanmamış,
  3. Uyuşturucu, ruhsatsız silah veya suç unsuru olabilecek başkaca hiçbir nesneye rastlanmamış,
  4. Kilitlenmiş, eli kolu bağlanmış esir vaziyette veya zorla alıkonulan hiç kimse bulunmamış,
  5. Darp edilmiş, işkence veya eziyet görmüş veya vücudunda bunlara ilişkin izler taşıyan kimselere rastlanmamış,
  6. Herkesten kan örnekleri alınarak çeşitli testler uygulanmış, ancak yapılan testlerde hiçbir arkadaşlarımızın kanında; alkol, uyuşturucu madde veya herhangi bir ilaç etkisi ile etken maddesine de rastlanmamıştır.

ÖZETLE;

Sayın Adnan Oktar ve arkadaşlarımıza yönelik olarak gerçekleştirilen emniyet operasyonu öncesinde, yine emniyet mensuplarımız tarafından 2 yılı aşkın süreyle hakkımızda yürütülen teknik takip, inceleme ve olağanüstü espiyonaj çalışmalarına rağmen, hakkımızda ileri sürülen gerçek dışı itham ve iddiaları doğrulayabilecek tek bir somut bulgu veya delil elde edilememiştir. 

Ayrıca, bu kumpası düzenleyen derin devlet çetesinin aleyhimizde delil oluşturabilmek amacıyla özenle seçip çalıştırdıkları ve aramıza soktukları şikayetçi olarak devşirilen kızlar da kendilerinden bekleneni vermemiş ve kumpas çetesinin istediği sahte delilleri oluşturamamışlardır

Son aşamada tüm arkadaşlarımıza yönelik olarak ve eş zamanlı düzenlenecek emniyet operasyonundan medet umulmuş, ancak bir gece yarısı 100'den fazla adrese aynı anda yapılan polis operasyonunda da değil aleyhimizde tek bir delil veya somut bulguya tek bir uygunsuz duruma dahi rastlanmamıştır

Bu vesileyle,

Camiamıza yönelik olarak Temmuz 2018 tarihinde düzenlenen polis operasyonu öncesinde, emniyet mensuplarımızın 2 yıl boyunca hakkımızda yürüttükleri olağanüstü teknik ve fiziki takip ile izleme ve dinleme faaliyetleri sayesinde; Adnan Bey ve arkadaşlarımız hakkında ileri sürülen tüm itham ve isnatların, KUMPAS ÜRÜNÜ APAÇIK BİRER İFTİRADAN İBARET OLDUKLARI BİR KEZ DAHA TEYİT EDİLMİŞ BULUNMAKTADIR. 

Değerli kamuoyunun bilgilerine sunarız.

Saygılarımızla...