DÜNYA ÇAPINDA ON MİLYONLARCA OKURU VE TAKİPÇİSİ OLAN SAYIN ADNAN OKTAR’IN ESERLERİNİ OKUDUĞU İÇİN İNSANLARI GÖZ ALTINA ALMAK AKIL TUTULMASIDIR

11 Temmuz 2018 tarihinde yapılan operasyondan günümüze kadar gelen süreçte, Sayın Adnan Oktar ve camiamıza yönelik zulüm ve hukuksuzluklar sistematik olarak devam ediyor. 

Türk İslam Birliği, Allah’ın varlığının bilimsel delilleri, Darwinist-materyalist felsefenin geçersizliği gibi, devletimizin ve milletimizin milli ve manevi menfaatleri doğrultusunda yapılan son derece önemli çalışmaları durdurmak, arkadaş grubumuzu dağıtmak için derin devlet namertleri 3 yılı aşkın süredir kumpas üzerine kumpas kurmaya devam ediyorlar. 

SAYISIZ HAKSIZ VE HUKUKSUZ UYGULAMA, KİN, ÖFKE VE HINÇLA YÜRÜTÜLEN EZME-YOK ETME OPERASYONLARINA ŞİMDİ DE, CAMİAMIZA SEVGİ DUYAN, SAYIN ADNAN OKTAR’IN ESERLERİNİ OKUYAN, ÇALIŞMALARIMIZI TAKİP EDEN KİŞİLERE YÖNELİK TACİZ VE GÖZDAĞI VERME OPERASYONLARI EKLENDİ. 

Asılsız, hiçbir hukuki delili ve dayanağı bulunmayan, birçoğu isimsiz veya sahte isimlerle yapılan provokatif amaçlı CİMER ihbarlarına itibar eden bazı resmi görevliler, yaşlı ev hanımlarını dahi göz altına alarak sorguluyorlar. Bu kişilere, Sayın Adnan Oktar’ın kitaplarını neden satın aldıkları soruluyor. 

Çığırından çıkan, mazlum, masum, tertemiz insanları hedef alan bu gözü dönmüş intikam operasyonu artık son bulmalıdır. Asılsız ihbarlar ve derin devlet elemanlarının kışkırtmalarıyla yanlış yönlendirilen devletimizin emniyet güçleri ve yargı mensupları da bu hınç ve öfkeye alet edilmeye çalışılıyor. 

Görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışan, dürüst, tertemiz, ancak yanlış bilgilendirilen tüm Emniyet ve yargı mensuplarımızı tenzih ediyoruz. Burada kastedilen Emniyet ve Yargıya nüfuz etmiş bazı kalleş derin devlet mensuplarıdır. 

Üç yılı aşkın bir süredir camiamıza atılan tüm iftiralar delilsiz ve mesnetsiz kalmıştır. Tüm Türkiye, Cumhuriyet tarihinin bu en büyük kumpasına şahittir. Camiamızı dağıtamayacağını, kardeşliğimizi, vefamızı, Allah için kurduğumuz birlik ve beraberliğimizi yıkamayacağını anlayan derin devlet elemanları, çaresizlik içinde, Anadolu’da bizi seven, çalışmalarımızı takip eden mazlum insanlara dahi musallat olmaya, onları da sindirmek ve baskı altına almak amacıyla sözde 'örgüt üyesi' olarak yaftalamaya çalışmaktadır. 

Sayın Adnan Oktar’ın kitaplarını imha ederek, bu eserlerden esinlenerek hazırlanan internet sitelerini kapatarak, Türk Milletinin milli ve manevi değerlere olan bağlılığını, hassasiyetini güçlendiren bu eserlerin etkisini yok etmeye çalışanlar, son çare olarak bu eserleri okuyanları, satın alanları, hediye edenleri de suç örgütü üyesi olarak göstermeye çalışmaktadırlar. 

Ancak, bu beyhude bir çabadır. Zira Sayın Adnan Oktar’ın eserlerini tüm dünyada milyonlar okumakta, takip etmekte, basmakta, yaymakta, hediye etmektedir. Hal böyleyken derin devlet çetesinin, milyonlarca insanı suç örgütü üyesi ilan etme gibi ahmakça bir telaş içine girdiği görülmektedir.

➢ Sayın Adnan Oktar’ın A9 TV’de yaptığı canlı yayın programlarının o dönemde sadece Türkiye’den günlük izleme oranı, internet üzerinden 150 bin ile 190 bin arasındadır. 

➢ Sayın Adnan Oktar’ın, Harun Yahya müstear ismiyle yayınlanan eserleri yaklaşık 40.000 resmin yer aldığı toplam 65.000 sayfalık bir külliyattır. Bu külliyat 73 farklı dile çevrilmiştir, yani 73 ayrı dilde okurlara ulaşmıştır.

➢ 304 Türkçe kitap, Türkiye'de bugüne kadar 30 milyon kişi tarafından satın alınmış, bir o kadar da ücretsiz olarak dağıtılmıştır.

➢ Bugüne kadar 100 milyona yakın yabancı dilde kitabı, dünyanın çeşitli ülkelerinde birçok yayınevi tarafından basılmıştır.

➢ Sayın Adnan Oktar’ın eserleri ortalama 100 ülkede kitapçılarda satılmaktadır.

➢ Bu eserler, yaklaşık 73 dilde 1000'den fazla internet sitesinde yer almaktadır Bu siteleri her ay 167 ayrı ülkeden 47 milyonun üstünde kişi ziyaret etmektedir.

➢ Sitelerden ayda yaklaşık 3 milyon belgesel film, 5 milyon kitap, 800 bin sesli anlatım, 10 bin interaktif dosya ziyaretçiler tarafından bilgisayarlarına indirilmektedir.

➢ Sadece internet üzerinden hemen her gün Harun Yahya sitelerine yaklaşık 1 milyon kişi giriş yapmaktaydı.

➢ 305 Türkçe, 1200'e yakın yabancı belgesel film 36 ülkedeki 120'den fazla TV kanalında yayınlanmıştır.

➢ Bugüne kadar 13 milyon VCD belgesel dünyanın pek çok ülkesinde izleyicilere ulaşmıştır. 

➢ Türkiye'de 150 yerel televizyon kanalı Harun Yahya eserlerinden yararlanılarak hazırlanmış belgeselleri yayınlamıştır.

➢ Dünyanın en tanınmış üniversiteleri de dahil olmak üzere Avusturalya'dan Kanada'ya, İngiltere'den Malezya'ya kadar pek çok yerde düzenlenen konferansların sayısı 5000'i geçmiştir.

➢ Harun Yahya eserlerinden hazırlanan sesli anlatımlar 20 ayrı ülkede pek çok radyo kanalında yayınlanmıştır. Yalnızca Türkiye'de 250 adet yerel radyo, Sayın Oktar'ın kitaplarından oluşturulmuş ses kayıtlarını yıllarca düzenli bir şekilde yayınlamıştır. 

➢ Bugüne kadar 70 kadar ülkede 500'den fazla gazete ve dergide Sayın Adnan Oktar’ın kaleme aldığı makale yayınlandı. 2017 itibariyle güncel olarak ise, 47 ülkede 217 gazete, dergi ve internet sitesinde Sn. Adnan Oktar'ın makaleleri düzenli bir şekilde yayınlanmaktaydı. 

➢ Harun Yahya eserlerinden alıntılarla hazırlanan İlmi Mercek, İlmi Araştırma ve Türk-İslam Birliği isimli dergilerin tirajları 6 milyona ulaşmıştı. 

Dolayısıyla, Sayın Adnan Oktar’ın kitaplarını okuyor, satın alıyor, hediye ediyor veya yayınlarını geçmişte takip ediyor diye, kendisini bir kez bile görmemiş kişileri göz altına almak, yaşlı ev hanımlarını sorguya çağırarak tedirgin etmek akla, vicdana uygun değildir. Bu zihniyete göre milyonların göz altına alınması gerekir. 

ÜRETİLEN SAHTE SUÇ İSNATLARININ TEK BİRİNİ DAHİ DELİLLENDİREMEYEN, CAMİAMIZI BÖLÜP PARÇALAYARAK TÜRK İSLAM BİRLİĞİ ÜLKÜSÜNÜ YOK ETMEYİ HEDEFLEYEN DERİN DEVLET ÇETESİ, UĞRADIĞI HEZİMETİN PANİĞİ İLE SAĞA SOLA SALDIRMAYA, SONUÇ ALAMAYACAĞI ATAKLARLA CAMİAMIZA VE CAMİAMIZI SEVENLERE EZİYET ETMEYE ÇALIŞMAKTADIR. 

Tarih boyunca olduğu gibi, bugün de Allah’ın ve devletimizin adaleti haklının, mazlumun, samimi müminlerin yanında olacak, kurulan tuzaklar en temelinden bozulacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Sayın Adalet Bakanımızdan ve yetkili makamlardan talebimiz, asılsız ihbarlarla mazlum, masum ev kadınlarının, gençlerin, yaşlı başlı insanların rahatsız ve tedirgin edilmelerine engel olunmasıdır.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.