CÜBBELİ AHMET HOCA'YA NUR SURESİ'NİN 23. AYETİNİ TEKRAR HATIRLATIYORUZ

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, geçtiğimiz günlerde internet üzerinden yayın yapan bir kanala konuk olarak katılmıştır. Burada yaptığı konuşmasında, Sayın Adnan Oktar ve arkadaş camiamız hakkında bir takım gerçek dışı itham ve isnatlarda bulunmuştur. Tüm bunların ötesinde, hiçbir delil ve şahit getirmeksizin masum ve iffetli hanım arkadaşlarımız hakkında açıkça iftirada bulunmaktan da çekinmemiştir. 

Kendisi hafız olan ve Kuran'ı baştan sona ezbere bilen Cübbeli Ahmet Hoca, dinimize göre ZİNA İTHAMINDA BULUNMAK İÇİN EN AZ 4 ŞAHİT GETİRİLMESİNİN ŞART OLUP, ŞAHİT GETİRİLEMEMESİ durumunda ise, bu YAPTIĞININ APAÇIK BİR İFTİRA OLACAĞINI da aslen çok iyi bilmektedir. 

Yüce Rabbimiz Kur'an'da, bir kimseye karşı zina isnadında bulunanların ancak "DÖRT ŞAHİTLE GELMELERİ" gerektiğini bildirmiştir:

Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: "BU, AÇIKÇA UYDURULMUŞ İFTİRA BİR SÖZDÜR" demeleri gerekmez miydi? 

Ona karşı DÖRT ŞAHİTLE gelmeleri gerekmez miydi? Şahitleri getirmediklerine göre, artık onlar Allah Katında yalancıların ta kendileridir.

Eğer Allah'ın dünyada ve ahirette sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız dedikodudan dolayı size büyük bir azap dokunurdu. 

O durumda SİZ ONU (İFTİRAYI) DİLLERİNİZLE AKTARDINIZ VE HAKKINDA BİLGİNİZ OLMAYAN ŞEYİ AĞIZLARINIZLA SÖYLEDİNİZ VE BUNU KOLAY SANDINIZ; oysa o Allah Katında çok büyük (bir suç)tür

Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah'ım) Sen Yücesin; bu BÜYÜK BİR İFTİRADIR" demeniz gerekmez miydi? (Nur Suresi, 12-16)

Görüldüğü gibi, Kur’an ayetleri son derece açıktır. Bir Müslümana, delilsiz yani dört adil şahit göstermeden zina isnadında bulunmak BÜYÜK HARAMDIR. Ayetin bildirdiği üzere, Müslümanlara zina iftirası atıp da dört şahit getirmeyenler "Allah Katında yalancıların ta kendileri" olarak tanımlanmaktadır. Yani, bunların artık "KENDİLERİNE GÜVEN OLMAYACAK" insan oldukları, dolayısıyla herhangi bir konudaki şahitliklerinin de ömür boyu geçersiz olduğu bildirilmektedir. Çünkü, kin ve öfkelerine, kötü zanlarına uyarak iftiraya ortak olmaları bu insanların nefislerine Allah'ın emirlerine itaat etmekten daha sevimli görünmüş ve bunun sonucunda harama girerek "Allah Katında çok büyük (bir suç)" işlemişlerdir.

Ayette emredildiği üzere, 4 ŞAHİT GETİRMEDEN NAMUSLU İNSANLARA FUHUŞ İFTİRASI ATANLAR ASIL FUHUŞU İŞLEYENLERİN TA KENDİLERİDİR. İftira gibi çok fahiş çirkin bir amel işledikleri için fahişe konumuna düşmüşlerdir. Kur'an'ın hükmüne göre de bu tür yalancı ve iftiracıların ömür boyu şahitliklerine itibar edilmez.

Yüce Allah Kuran'da, hiçbir delili olmadan mü'min kadınlara fuhuş iftirasında bulunanların durumunu,

Namus sahibi, bir şeyden habersiz, mü'min kadınlara (zina suçu) atanlar, dünyada ve ahirette LANETLENMİŞLERDİR. Ve onlar için büyük bir azab vardır. (Nur Suresi, 23)

şeklinde açıklamaktadır. 

Ayrıca, Allah Kuran'da bir konu hakkında herhangi bir bilgisi veya delili olmamasına rağmen bunun peşinden giderek iftirada bulunanların, bu yaptıklarından dolayı mutlaka Allah Katı'nda sorumlu tutulacaklarını, İsra Suresi'nin 36. ayetinde şöyle bildirmektedir:

Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur. (İsra Suresi, 36)

Kaldı ki husumetli bazı çevrelerin camiamıza saldırı ve karalama amacıyla ürettikleri iftiralara, safsatalara, gerçek dışı iddialara itibar ederek bunları tekrar etmesinin ve desteklemesinin Cübbeli'ye hiçbir şey kazandırmayacağı gibi samimiyet ve dürüstlüğüne, kendi çevresimdeki saygınlığına gölge düşüreceği de açıktır.

Böyle hatalı bir davranış Kur'an ayetlerine son derece aykırıdır. Zira Allah müminlere, kendilerine bir haber geldiğinde, öncesindebu haberin doğruluğunu araştırmalarını emretmektedir:

Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa, bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurat Suresi, 6) 

Diğer yandan, yakın geçmişte çeşitli internet siteleri ile televizyon kanallarında Cübbeli Ahmet Hoca'nın da hakkında bazı isnatlar ortaya atılmış, kendisinin yurt dışından getirilen bazı kadınların evlerine gittiği, onlarla birlikte olduğuna dair çeşitli fotoğraflar ve videolar yayınlanmış, hatta kendisinin konuya ilişkin olarak yakınlarına video ve fotoğrafların gerçek olduğunu kabul edip, itiraf ettiği pek çok kanaldan da duyulmuştu.

Ancak, o dönemde Cübbeli Ahmet Hoca aleyhinde ortada çeşitli somut görüntüler ve deliller de bulunmasına rağmen, Adnan Oktar Bey konuya bir Müslüman'ın göstermesi gereken Kuran'a uygun tavır ile yaklaşmış, fuhuş iddiasında bulunmak için 4 şahit tutulması gerektiğini, bunun aksinin ise iftira olacağını defaatle söylemiş ve söylentilere göre asla hareket etmemiştir.

Dolayısıyla, bugün Cübbeli Ahmet Hoca'nın da medyadaki gerçek dışı itham ve iftiralar ile dedikoduları tekrarlamak yerine, Kuran'a uygun olan Müslümanca bir tavır göstermesi ve aleyhlerinde tek bir delil dahi bulunmayan hiçbir şeyden habersiz Müslüman Hanımlar hakkında fuhuş iftirasında bulunmaktan imtina etmesi gerektiğini, aksi halde bu iftiranın vebalinden ahirette sorumlu olacağını hatırlatmak isteriz. 

Kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız.


ADNAN OKTAR DAVASI VE DAVA SÜRECİNDEKİ HUKUKSUZUKLAR HAKKINDA DETAYLI BİLGİ EDİNMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİ ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ:

https://adnanoktardavasindakihukuksuzluklar.blogspot.com

https://www.net-cevap.com