KEHF SURESİNDEN GÜNÜMÜZE İLGİNÇ İŞARETLER


Kuran-ı Kerim'in 18. suresi olan Kehf Suresi, Peygamber Efendimiz (sav)'in ahir zamanla ilgili çok önemli hikmetler ve sırlar içermesi bakımından özel olarak dikkat çektiği bir suredir.

Peygamberimiz (sav), hem ahir zamanda deccaliyetin fitnesine maruz kalarak şiddetli bir imtihanla imtihan edilecek bir grup mümin hakkında çok özel işaretler taşıması yönünden hem de deccalin bu fitnesinden bir korunma ve kurtuluş vesilesi olması bakımından Kehf suresinin okunmasına önemle dikkat çekmiştir.

Bu konuda Peygamberimiz (sav)'in pek çok hadisi mevcuttur. Bu hadislerden bazıları şu şekildedir:

Nevvas b. Seman el-Kilabi'den (ra) rivayet edilmiştir.

"Sizden kim Deccal'e yetişirse Kehf Suresi'nin evvelini onun üzerine okusun. Bu surenin sonu Deccal'ın fitnesinden kurtuluşunuzdur." (Sünen-i Ebu Davud, 5/121)

Ebu Ümame el-Bahili'den rivayet edilmiştir.

"... Kim onun (Deccal'in) cehenneminin belasına uğrarsa Allah'tan yardım dilesin ve Kehf Suresi'nin ilk ayetlerini okusun ki ateş İbrahim (as)'a olduğu gibi bu ateş de o kimseye soğuk ve selamet olsun." (Sünen-i İbni Mace, 10/332) 

"... Her kim Deccal'in ateşi ile ibtila ve imtihan edilirse Allah'tan yardım istesin ve Kehf Suresi'nin baş tarafındaki ayetleri okusun. Bu suretle Deccal'in ateşi ona karşı soğuk ve selamet olur." (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir zaman Alametleri, s. 494)

Yine, büyük hadis alimi Suyuti'nin naklettiği bir hadisi şerifte, Peygamberimiz (sav) Ashab-ı Kehf’in de Hz. Mehdi’nin yardımcılarından olacağını haber vermiştir:

"Ashab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacaktır." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 59)

Aşağıdaki tabloyu incelediğimizde, Kehf suresinin 18. ayetinde yer alan kelimelerin, meallerdeki klasik anlamlarından farklı olarak, diğer başka anlamlarını da dikkate aldığımızda, ayetin günümüze yönelik ilginç işaretler taşıdığını görmekteyiz:



Bu tablodaki kelime anlamlarından yola çıkarak, Kehf Suresi'nin 18. ayetini, günümüze işaret eden mucizevi yönleriyle şöyle tefsir etmek mümkündür:

(18) KEHF SURESİ / AYET 18

Ve sen onların uyanık, dikkatli, zeki olduğunu varsayarsın, tasavvur edersin, düşünürsün.

Ve onlar bulundukları yerde oturur, istirahat eder, dinlenirler.

Ve Biz onları, sağlarına ve sollarına hakim olarak gözden geçiririz, yoklarız, sınarız.

Ve ayaklarının aşık kemiğindeki, dizden parmak ucuna kadar olan ön kısmına sarılı, bağlı ve tutamacı olan kılıf kıskacı (kabza kayışı) evin ön girişindeki kapının eşiğinde (merkeze) arz eder, açıklar, haber verir:

Bugün ayak bileğine, aşık kemiğinin üzerine takılan elektronik kelepçe, plastik bir kayışa benziyor. Bileği sarıyor. Bileğe göre gevşetilip sıkılaştırılabildiği bir ayarı var, kemer gibi bağlanıyor. Bileğin dış tarafına gelen tarafında küçük kutu gibi parçası var, bu kısım cilde temas ediyor.

Eğer sen onların üzerlerindeki baskıyı, şiddeti, onların üzerine gelen gücü (kolluk gücünü) görseydin, bilseydin, anlasaydın, bu duruma muttali olsaydın mutlaka onlardan kaçar, firar ederdin. (Peygamberler de zalimlere yakalanmamak için saklanıyor, kendilerini sezdirmiyorlar, yerlerini gizliyorlar. Hz. Musa Firavun'un zulmünden kaçıyor. Hz Muhammed (sav), Mekkeli müşriklerin şerrinden kurtulmak için mağaraya saklanıp gizleniyor...)

Sen de onlar gibi çok temiz, dürüst, samimi bir Müslüman olduğun için, senin de onlarla aynı konumda olacağın söylendiği için seni de yakalamaya kalkarlar.

Ve, onlardan dolayı içini, yüreğini tedirgin eden bir ürperti kaplardı.


Elbete en doğrusunu Cenab- Allah bilir.